İzmir ve çevresi; zeytin ve zeytinyağı, üzüm, incir, sebze-meyve üretimi, süt hayvancılığı ve gıda işleme sanayisiyle Türkiye tarımının önemli merkezlerinden biridir. Ancak tarım ve gıda işletmeleri; iklim olayları, yem ve girdi maliyetlerindeki ani artışlar, ihracat pazarlarındaki dalgalanmalar ve uzun tahsilat vadeleri nedeniyle yüksek finansal risk taşır. Tek bir kötü sezon, yıllardır sağlıklı işleyen bir işletmeyi borç sarmalına sokabilir.
Tarım İşletmeleri Konkordato Talep Edebilir mi?
İcra ve İflas Kanunu'na göre borcunu vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan her borçlu, iflasa tabi olup olmadığına bakılmaksızın konkordato talep edebilir. Dolayısıyla şirket olarak örgütlenmiş tarım ve gıda işletmeleri, kooperatifler ve ihracatçı firmalar yanında, şahsi olarak üretim yapan çiftçiler ve hayvancılık işletmeleri de koşulları taşıyorsa bu yola başvurabilir.
Sektöre Özgü Borç Yapısı
- Tarımsal krediler: Banka ve kredi kooperatiflerinden kullanılan, çoğu zaman arazi, ahır veya tesis üzerinde ipotekle teminat altına alınmış krediler,
- Girdi tedarikçileri: Yem, fide, gübre, ilaç, sulama ekipmanı ve enerji tedarikçilerine olan vadeli borçlar,
- Çekler ve senetler: Bayilere, komisyonculara ve tedarikçilere verilmiş kıymetli evrak,
- Kamu borçları: SGK primleri, vergi ve elektrik gibi kamu hizmeti borçları.
Üretim Döngüsüne Uygun Ödeme Planı
Konkordatonun en büyük avantajlarından biri, ödeme planının işletmenin gelir takvimine göre tasarlanabilmesidir. Aylık eşit taksitler yerine, hasat ve satış dönemlerine denk gelen ödeme dilimleri öngörülebilir. Örneğin zeytin, üzüm veya incir hasadının ardından gelen satış döneminde taksitlerin büyük bölümünün karşılanması, gelirin düşük olduğu aylarda ise ödeme yükünün azaltılması, alacaklılar için de daha gerçekçi ve güvenilir bir plan ortaya koyar. Süt işletmeleri gibi düzenli gelir elde eden işletmelerde ise ödeme planı aylık nakit akışına göre kurgulanabilir.
İpotekli Arazi ve Tesisler Ne Olur?
Mühlet süresince rehinli alacaklılar rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir; ancak rehinli mal muhafaza altına alınamaz ve satılamaz. Bu sayede arazi, bağ, bahçe ve tesisler üretime devam edebilir. Rehinli alacaklarla ilgili olarak alacaklıyla müzakere edilerek vade uzatımı veya yeniden yapılandırma önerilebilir. Üretimin sürmesi, rehinli alacaklı için de tasfiyeye göre çok daha avantajlıdır; çünkü zorla satışta tarımsal varlıklar genellikle değerinin çok altında el değiştirir.
Projeyi Güçlendiren Unsurlar
- Son birkaç sezona ait üretim miktarları, verim ve satış fiyatları,
- İhracat sözleşmeleri, alım taahhütleri veya sözleşmeli üretim anlaşmaları,
- Tarım sigortası poliçeleri ve olası hasar tazminatları,
- Maliyet düşürücü yatırım planları (enerji, sulama, yem verimliliği).